Serhatcan Yurdam
Henüz yorum yok

Her vekil adayının tereddütsüz imzalaması gereken bir sözleşme

Decrease Font Size Increase Font Size Boyutla Yazdır

Mecliste LGBTİ Kampanyası kapsamında yeni bir hamle daha geldi. Milletvekili adaylarının imzalaması için LGBTİ Hakları Sözleşmesi hazırlandı.

 

LGBT rights

Temsili Fotoğraf: Independent


 
Lezbiyen, gey, biseksüeksüel, trans ve interseks (LGBTİ) bireylerin siyaseten temsil edilme çabası sürüyor. Genel seçim sürecinde ortaya çıkan Mecliste LGBTİ kampanyası çerçevesinde bu kez milletvekilleri adaylarına imzalatılmak üzere bir sözleşme hazırlandı.
 

LGBTİ Hakları Sözleşmesi imzacıları bekliyor

 
LGBTİ Hakları Sözleşmesi ile milletvekilleri adaylarının LGBTİ haklarını tanıdığını ve bu hakların yaşama geçirilme noktasında çaba sarf edeceklerini beyan etmeleri için hazırlandı. “Mecliste LGBTİ” kampanya çalışmasını Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPOD LGBTİ) yürütüyor.
 
SPOD LGBTİ, kampanya kapsamında hazırlanan LGBTİ Hakları Sözleşmesi ile ilgili şu açıklamayı yaptı:
 
 

“Hazırladığımız “LGBTİ Hakları Sözleşmesi” bütün siyasi partilerden milletvekili adaylarının imzasına sunuyoruz. Bu sözleşmeyle milletvekili adaylarını LGBTİ hak ve özgürlüklerinin garanti altına alınacağına dair bir siyasi tutum sergilemeye çağırıyoruz, LGBTİ Hakları sözleşmesini imzalayan milletvekili adaylarını süreç boyunca kamuoyuyla paylaşarak seçilmeleri halinde yeni yasama döneminde kendilerini izleyeceğimizi duyuruyoruz.”

 
Milletvekili adaylarının imzalaması için hazırlanan LGBTİ Hakları Sözleşmesi şöyle:
 
 

LGBTİ HAKLARI SÖZLEŞMESİ
 


Serhatcan yorumluyor:

 
Serhatcan YurdamEvet, bu protokol siyasetçileri LGBTİ hakları konusunda politika üretmeye teşvik ettiği için önemli bir fırsat. Ama aynı zamanda korkunç gerçeği  bir kez daha yüzümüze vurduğu için de önemli. Korkunç olan şudur. Bırakın milletvekilini, sıradan her yurttaşın sorgulamaksızın sahiplenmesi gereken bir metinden bahsediyoruz. Okuma – yazma bilen, ortalama anlama kapasitesine sahip herkesin görebileceği üzere, ne bir imtiyaz isteniyor ne de bir başka şey.

Yalnızca ve doğrudan en temel insan haklarını elde etmek ve güvence altına almak gayreti işte.

Okuma-yazma, anlama meselesi değil tabii bu. İnkar, bilinçli bir tercih olarak duruyor karşımızda. Bazen din bazen ideoloji kisvesi altında, siyasetin her hücresine işlemiş bir suç bu, heteroseksizm. En temel hakların birer protokol maddesine dönüşmesi, bu yüzdendir. Çünkü bu ülkede meclise gönderilen vekiller, insan haklarını tartışmaya açma lüksünü kendilerinde görebiliyor. Bu küstah kibrin  “meşruiyet kaynağı” ise şüphesiz toplumun tavrıdır. Yazık ki o tavır, henüz suç ortaklığından öte bir yere geçemedi. Oysa bu iki yüzlü inkarın sona ermesi için kaybedecek bir dakikamız bile kalmadı.

LGBTİ’lerin en temel  haklardan mahrum bırakılmasına göz yuman ve buna karşı mücadele yürütmeyen hiçbir siyasetçinin parlamentoda olmaya hakkı yok, bu böyle biline. İnkarı sürdürmekte kararlı olan vekillere bir tavsiye. Seçimlerden birkaç hafta sonra yapılması planlanan Onur Yürüyüşü’ne bir baksınlar. Çıplak gerçek, yüzlerine “LGBTİ’ler vardır” sloganıyla çarpacak. Çoktan yitirmiş oldukları onur mevhumunu -eğer arıyorlarsa-, gökkuşağının ete kemiğe büründüğü o yürüyüşte bulabilirler.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir