Serhatcan Yurdam
Henüz yorum yok

Prof. Dr. Tükel: Seçim sonuçlarına bağlı kalınmadan yapılacak bir atama meşru değildir

Decrease Font Size Increase Font Size Boyutla Yazdır

İstanbul Üniversitesi'nde yapılan rektörlük seçimlerinde en yüksek oyu aldığı halde YÖK tarafından ikinci sıraya yerleştirilen Raşit Tükel, basın açıklaması yaparak "Seçimin sonucuna bağlı olmadan yapılacak herhangi bir atama meşru kabul edilmeyecektir" dedi

Prof. Dr Raşit Tükel

 

Eylemciler: “Oylarımıza ve demokrasiye sahip çıkıyoruz”

 
Raşit Tükel rektör olacak mı?

Prof. Dr. Raşit Tükel’in YÖK’ün Cumhurbaşkanı’na gönderdiği atama listesinde ikinci sırada yer almasına itiraz eden yüzlerce protestocu, İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi’nin çağrısıyla üniversite önünde bir araya geldi.

Öğrenci, akademisyen ve İstanbul Üniversitesi çalışanlarından oluşan protestocu grup, Çarşamba günü 12.30 civarı “Raşit Tükel Rektörümüzdür” sloganıyla Beyazıt’taki İstanbul Üniversitesi kampüsünden tarihi ana kapı önüne yürüdü.

Eylemciler, üniversite girişinde “Oylarımıza ve demokrasiye sahip çıkıyoruz” pankartı arkasında toplandıktan sonra akademisyenler, öğrenciler ve araştırma görevlileri adına birer basın açıklaması yapıldı. Açıklamaların ortak noktası, İstanbul Üniversitesi’ne “Raşit Tükel dışında bir adayın rektör olarak atanmasının gayrimeşru bir atama olacağı” vurgusuydu.

Yapılan açıklamalarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Raşit Tükel’in sandıktan en yüksek oyla çıkan aday olduğu hatırlatıldı. Tükel’in rektör olarak atanması için çağrıda bulunuldu.

 

Tükel: YÖK’ün kararını tanımıyoruz

 
İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi adına hazırlanan basın açıklamasını ise Prof. Dr Raşit Tükel okudu. Tükel, açıklamasında üniversitelerde “seçim süreçlerinin atama sürecine dönüşmesini” eleştirdi.

Tükel “YÖK’ün gerekçesini açıklamaktan kaçındığı sıralamayı değiştirme kararını, bilim insanlarının iradesine karşı alınmış olarak kabul ediyoruz. Bu kararı reddettiğimizi bir kez daha buradan duyuruyoruz. Seçimin sonucuna bağlı olmadan yapılacak herhangi bir atama meşru kabul edilmeyecektir” dedi.

 

Raşit Tükel imza kampanyası
 
Prof. Dr Raşit Tükel şöyle konuştu:
 

“Üniversiteler itaat anlayışının uygulama alanlarına dönüştürüldü”

 
“12 Eylül 1980 Askeri Darbesi ürünü olan 2547 sayılı YÖK Yasası, öncelikle üniversitelerin devletin denetimi ve kontrolü altına girmesine yol açmıştır. Üniversite yönetimleri bu yasayla yeniden yapılandırılmış seçim denilen süreçler bir atamaya dönüştürülmüş, üniversiteler iktidarların emrine verilmiş; onlarla bağımlı bir ilişkiye sokunmak istendmiştir. Üniversiteler 35 yıldır bu yasanın cenderesi altındadır. Akademik olarak özerk olması, karar verme ve verdiği kararları uygulamada bağımsız olması, dış etki altında kalmaması gereken üniversiteler 2547 sayılı yasanın ön gördüğü antidemokratik seçim uygulamalarıyla itaat anlayışının uygulama alanlarına dönüştürülmüştür. Siyasal iktidara bağımlı hale getirilmiştir. Rektör adayları seçim sonrası süreçlerde karar vericilerle anlaşmalar sonrasında atanmışlardır.”
 

“YÖK merkezileşti, üniversitelerde özgürlük alanı daraldı”

 
“Politik güçlerin siyasi söylemlerinde sıkça dile gelen “demokrasi”, “özgürlük” gibi kavramlar bugüne kadar üniversitelerin tümünden uzak tutulmuştur. Zaman zaman gündeme gelen yasal düzenleme arayışları her seferinde YÖK’ün daha merkezi bir yapıya ulaşmasına sebep olmuş, üniversiteler giderek özgürlük alanlarının daralmasıyla sonuçlanmıştır.”
 
 Konuşmanın tamamını buradan dinleyebilirsiniz:
 

 

“Öğretim üyelerinin iradeleri yok sayıldı”

 
“Rektör Yunus Söylet’in milletvekilliği aday adaylığı nedeniyle istifası sonrasında 27 Şubat 2015 tarihinde YÖK Yürütme Kurulu seçimi 12 Mart’ta yapma kararı almış; bu karar bizlere 2 Mart’ta ulaşmıştır. Sadece 8-9 günlük bir çalışma imkanı bırakılmış bir baskın seçim sürecidir bu. Seçime katılan vekil rektörün seçim çalışmalarını fakülte akademik kurumlarını toplayarak yapması ve sözünü ettiğim o kısa süre, seçim sürecini antidemokratik hale getirmiştir. Zaten antidemokratik olan seçim süreci bir baskın seçimle antidemokratik yönden daha da ileri bir noktaya taşımıştır. Tüm bu antidemokratik uygulamalara karşın, rektörlük seçiminde İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri tercihini demokratik, katılımcı, özgür ve özerk üniversiteden yana yapmıştır. Bu ilkelerle seçime giren İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi adına bana oy vermiştir. YÖK Genel Kurulu iseseçim sonrasında ortaya çıkan sıralamayı hiçbir gerekçe göstermeden değiştirmiş ve öğretim üyelerinin iradesini yok saymıştır.”
 

“YÖK’ün kararını reddediyoruz”

 
“İstanbul Üniversitesi rektörlük seçim sürecinde yaşadıklarımız bu üniversitelere özgü değildir. Üniversitelerde uzun yıllardır, rektörlük seçimi sonrası YÖK değerlendirmelerinde sıralama değiştirilmekte, en yüksek oy alanlar alt sıralara kaydırılmakta, Cumhurbaşkanı en çok oy alan dışında aday atayabilmektedir. Üniversitelerde yapılan seçimlerde antidemokratik müdahalelere karşı çıkarak oylarımızın takipçisi olduğumuz bu mücadele yıllardır benzer rahatsızlıkları yaşayan üniversitelerden gelen desteklerle büyümüş, güçlü bir ses olmuştur. Bu ses, demokratik, özgür bir üniversitenin sesidir. İstanbul Üniversitesi sadece bir bilim eğitim kurumu değil, aynı zamanda çağdaş Türkiye’nin inşasında gerek siyasal, yönetsel ve düşünsel alanda gerekse edebiyat, fen ve tıp alanlarında öncü rol üstlenmiş bir yapıdır. Bu nedenle köklü ve yerleşik kurumsal bir kimliğe sahiptir.”

 

raşit tükel eylemi

 

“İstanbul Üniversitesi’nin bu kurumsal kimliği ile neredeyse küçük bir kent nüfusuna ulaşan nüfusu birleştirildiğinde bu kurumun yönetiminin ne kadar özen gerektirdiği bir kez daha ortaya çıkmaktadır. İstanbul Üniversitesi’nin tüm bileşenleri öğretim üyelerinin iradeleri yok sayılarak belirlenen bu seçimde kullanılan yöntemi meşru kabul etmeyecektir. Antidemokratik uygulamalara karşı mücadelesini şimdi olduğu gibi sürdürmeye devam edecektir. Sonuç olarak YÖK’ün gerekçesini açıklamaktan kaçındığı sıralamayı değiştirme kararını bilim insanlarının iradesine karşı alınmış olarak kabul ediyoruz. Bu kararı reddettiğimizi bir kez daha buradan duyuruyoruz. Seçimin sonucuna bağlı olmadan yapılacak herhangi bir atama meşru kabul edilmeyecektir.”

Eylem, basın açıklamasının ardından sona erdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir