Serhatcan Yurdam
1 Yorum

Direnişteki Adore depo işçileri açlık grevine başladı

Decrease Font Size Increase Font Size Boyutla Yazdır

Adore Oyuncak deposu işçisiyken işten çıkarılanların direnişi 28. gününde açlık grevine dönüştü. İşçiler dört gündür süresiz - dönüşümlü açlık grevinde. İşçilerin bağlı olduğu sendikanın başkanı ise 'ölüm orucunda'. Adore Oyuncak deposu işçilerinin direnişini, açlık grevindeki işçi Ahmet Rauf Kaya'yla konuştuk

grev9

Kadıköy Bağdat Caddesi’ndeki Adore Oyuncak mağazasının önünde yaklaşık bir aydır bir direniş çadırı kurulu. Çadırda, Adore Oyuncak markasının İstanbul Tuzla’daki deposunda işçi olarak çalışırken işten çıkarılan 6 işçinin direnişi sürüyor. İşe iade ya da kıdem ve ihbar tazminatı haklarını almak amacıyla eylemlerini sürdüren işçilerin direnişi açlık grevine dönüştü.

Altı işçi de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu‘na (DİSK) bağlı LİMTER-İŞ üyesi. İşçiler, işten çıkarılmalarını hak gasplarına karşı ses çıkarmalarına ve sendikalı olmalarına bağlıyor. İşverenlerin Adore Oyuncak adına yaptıkları açıklamada da iş yerindeki sendikal faaliyetleri “saldırı” olarak tanımlıyor:

 

[Adore Oyuncak’ın açıklamasından]

“Şirketimiz son bir aydır, Limter-İş sendikasının saldırısı altındadır.Bu sendika “6” işçinin sendikalı olduğu için işten çıkarıldığını ve haklarının ödenmediğini iddia etse de, bu iddia gerçek değildir.

Bu işçiler amirlerine hakaret, sataşma, verilen görevleri yerine getirmeme gibi kanuni sebeplerle işten çıkarılmıştır. Her işçiye kanunun gerektirdiği ücretler de ödenmiştir. Ne var ki bu işçiler, kanuni haklarını yargı önünde aramaktansa, sendikanın teşvik ve tahriki altında, gerçek dışı beyan ve iftiralarla şirketimizin ticari itibarını zedelemeye çalışmaktadırlar.”

İşçiler, Bağdat Caddesi’ndeki Adore Oyuncak mağazasının önünde markanın ürünlerine boykot çağırısı yapıyor, imza topluyor. Çevredeki yurttaşlar da işçilerin sesine kulak veriyor. Havanın hayli soğuk olduğu şu günlerde kimi bir bardak çay ikram ederek destek oluyor, kimi imza kampanyasına katılarak. İşçilerse, sendika üyesi olmanın anayasal bir hak olduğunu ifade ediyor ve haklarını geri alana dek direnmeye devam edeceklerini söylüyor.

Direnişteki 6 işçiden biri olan Ahmet Rauf Kaya’yla (30) işten çıkarılırken yaşadıklarını, direniş ve açlık grevi süreçlerini konuştuk.

 

İŞTEN ÇIKARILMA SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?

İŞTEN ÇIKARILAN İŞÇİ AHMET RAUF KAYA ANLATTI

grev4

 

“Süreç yaklaşık iki ay önce başladı. Mesai saatlerimiz yanlış hesaplanıyordu. Ücretlerimizde
normalin üstünde kesintiler yapılıyordu. Mesela yönetim kadrosu tatile gidiyordu ve o dönemlerde bizi çalıştırmıyorlardı. O saatler de mesailerimizden bire bir kesiliyordu. Bunun adına ‘denkleştirme ve telafi çalışması’ diyorlardı.

Biz de kesintilerle ilgili yasal prosedürü araştırdık ve kesintilerin kabul edilemez olduğunu gördük. Bunu ilettiğimizdeyse, yönetim kadrosu ve patron vekilleri kesintilerin yasalara uygun yapıldığını iddia etti. Aldığımız yanıtın üzerine tekrar araştırdık ve bu kesintilerin yasalarla uyuşmayan haksız kesintiler olduğunu bir kez daha gördük. Patron vekilleriyle tekrar görüştük ama yanlış bilgilendiğimizi iddia ettiler, yapılanların iş kanununda yeri olduğunu söylediler.”

“Sizin üç dört avukatınız varsa bizim elli tane avukatımız var”

“Biz de yapılanların yanlış olduğuna dair maddeleri önlerine koyduk. ‘Siz bunları kendi kafalarınıza göre yorumluyorsunuz. Biz kanunları bu şekilde yorumluyoruz, doğrusu budur,’ şeklinde yanıt verdiler. Biz bireysel olarak e-devlet üzerinden sendikaya üye olan sendikalı işçileriz. Olan biteni avukatlara danıştık. Yapılanın yasal olmadığını bir kez daha gördük.

Yaptığımız görüşmede ‘Sizin üç dört avukatınız varsa bizim elli tane avukatımız var” yanıtını aldık. Öyle denince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘yla iletişime geçtik. 170’i aradık (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İletişim Merkezi). Onlar da kesintilerin haksız olduğunu söylediler. Patron vekilleri de bunun üzerine “Siz iş müfettişleriyle konuşuyorsanız, biz iş müfettişlerinin amirleriyle; üst düzey bürokratlarla konuşuyoruz.” dedi. ‘Yanıldığımızı’ söyleyip, önlerine koyduğumuz maddeleri reddettiler. ”

“Ulaşım hakkımız elimizden alındı”

“Bu süreçte kesintilere itirazda bulunduğumuz için ulaşım hakkı gibi bazı haklarımız elimizden alındı. ‘Mesaiye kalacaksınız, biz de kesintilere devam edeceğiz’ dediler. Biz de ‘Madem öyle diyorsunuz, biz mesaiye kalıp size kesinti yapabileceğiniz bir mesai vermek istemiyoruz’ dedik. Bu süre zarfında sabah servis geldi bizleri normal güzergahtan aldı, ama akşam geri götürmedi. ‘Ya mesaiye kalırsınız ya da biz size servis sağlamak zorunda değiliz’ dediler. Yaklaşık 20-25 gün boyunca şehir merkezinden üç buçuk kilometre uzaktaki otobüs durağına yürümek zorunda kaldık. Bu şekilde üstümüze gelindi. ‘Size çay imkanı sağlıyoruz çay vermeyiz, molanız var mola sigara içme imkanı sağlıyoruz, bu imkanları vermeyiz’ dediler.”

İşverenden işçiye nefret söylemi

“Biz bu olanlara itiraz edince çeşitli sıkıntılar başladı. Bu konularda baskı yapmaya başladılar. İçeride sendikalı olduğumuz için kışkırtmaya yönelik hakaretler sataşmalarda bulunuldu. Hatta arkadaşlarımızdan birine Kürt kimliği üzerinden sözlü saldırıda bulunuldu. İşten ilk o arkadaşımız atıldı ve direniş çadırı kurdu. Biz o dönemde hala çalışıyorduk. Haksız bir işten çıkarma olduğu için itiraz ettik ve mola saatlerimizde direnişe destek olduk. Yaklaşık bir hafta sonra direnişe destek olan diğer beş arkadaş daha işten atıldı. Bir arkadaşımız bu süreçte yapılan sözlü saldırılara, hakaretlere dayanamayarak işi bıraktı. Biz de işten atılınca direnişe katıldık. 29 gündür direnişteyiz. ”

“O teklifleri ‘ahlaksız teklif’ diye nitelendiriyorum”

“Bu süreçte iki kez teklifle geldiler. O teklifleri ben “ahlaksız teklif’ diye nitelendiriyorum. Diğer arkadaşlarım da aynı şekilde… Bize tüm yasal haklarımızdan vazgeçmemiz koşuluyla bin-iki bin lira para vermeyi teklif ettiler. İşten atıldığımızda zaten bize kıdem ve ihbar tazminatı verilmedi. Verilmeyince de biz haklı olarak direnişe başladık. Ya işe iademizi, ya kıdem ve ihbar tazminatımızı istiyoruz ve sendikal tazminatımızın verilmesi için direniyoruz. Bu yüzden teklifi kabul etmedik Daha sonra sendika başkanına ‘bunları vazgeçir” şeklinde bazı tekliflerde bulunulmuş. Ancak sendika başkanı tabii ki bunları değerlendirmedi, ona söylenenleri bizle paylaştı. Bize kararımızı sordu. Biz ‘devam edeceğiz’ dedik. Yaklaşık bir hafta sonra. Tekrar bir teklifle geldiler bir hafta önce yaklaşık. Teklifte miktarı biraz yükseltip kişi başı 4 bin lira, 6 kişiye 24 bin lira olacak şekilde düzenlemişler teklifi. Yasal haklarınızdan vazgeçtiğinize dair kağıt imzalamamız karşılığında bu parayı teklif ettiler.”

SESLİ – FOTORÖPORTAJ:

İŞÇİLERİN DİRENİŞİ AÇLIK GREVİYLE SÜRÜYOR

 

One Response to Direnişteki Adore depo işçileri açlık grevine başladı

  1. Pingback: Adore Oyuncak işçileri, kırk gün direnerek haklarını kazandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir