Serhatcan Yurdam
Henüz yorum yok

Madende mahsur kalan işçiler için İzmir’de eylem

Decrease Font Size Increase Font Size Boyutla Yazdır

Karaman Ermenek'te bir madende mahsur kalan 18 işçi için yapılan eylemler sürüyor. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, madenciler için basın açıklaması yaptı.


KESK, DİSK, TMMOB, Halkevleri, Birleşik Haziran Hareketi gibi sendika, sivil toplum örgütü ve inisiyatiflerden oluşan “İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri”, Ermenek’teki Şekerer  Maden’de mahsur kalan işçiler için İzmir Konak’ta yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Ermenek Şekerler Maden Ocağı’nda 18 işçinin mahsur kalmasının ardından üç gün geçti. Bu süre göz önünde bulundurulduğunda 18 işçinin hayatta kalma ihtimali neredeyse sıfır. Yeni bir toplu iş cinayetiyle karşı karşıyayız” dendi.

ermenek eylemi izmir

Taşınan pankartta son zamanlarda sıkça dile getirilen “Kaza değil cinayet, kader değil katliam” sloganı yer alıyordu. Fotoğraf: @BHH_izmir

 

Konak’ta eski Sümerbak önünde akşam beş civarı toplanan grup ellerinde pankartla, cadde boyunca sloganlarla yürüdü. Eylemciler, “Susma haykır, taşerona hayır”, “Maden işçisi yalnız değildir”, “İş kazası değil, iş cinayeti” gibi sloganlar attı. Taşınan pankartın üzerindeyse “Kaza değil cinayet, kader değil katliam” yazılıydı.

Yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.

“Facia bağıra bağıra geldi”

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan açıklamada, “Ülkemizde yalanan ölümlere kaza demeyi utanç vesilesi olarak görüyoruz. Yaşanan kaza demek için olayın öngörülememiş olması gerekir. Ancak Ermenek’te, Soma’da olduğu gibi facia bağıra bağıra geldi. O nedenle yaşanan kaza değil cinayettir. Cinayetin sorumluları da maksimum kâr hırsıyla hareket eden insan yaşamını hiçe sayan işletme sahipleri be bu kâr hırsı karşısında gerekli önlemleri almayan yetkililerdir ” ifadelerine yer verildi.

“İş Sağlığı ve Güvenliği yasası ‘seri cinayetlere’ yol açtı”

Açıklamada, iki yıldır yürürlükte olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na da eleştiri vardı. İş cinayetlerinin artmasına neden olduğu belirtilen yasa hakkında şöyle dendi:

“İş cinayetlerini minimuma indereceği iddiasıyla uygulamaya konulan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, iş inayetlerini azaltmak bir yana, bunların adeta ‘seri cinayete’ dönüşmesine yol açtı. Yasanın hazırlanış sürecinde sendikalardan meslek örgütlerinden görüş alınmaması yaşanacakların habercisi gibiydi”.

“Davutoğlu ve Erdoğan’ın sorumluluğu sadece işverenlere yıkılamaz”

Konak’ta Emek ve Demokrasi güçleri adına yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da yaşanan işçi ölümlerinden sorumlu olduğu ifade edildi. Erdoğan ve Davutoğlu hakkındaki açıklama şöyleydi:

“Her iş cinayetinin ardından yetkilerin ağzından ‘İhmali olandan hesap sorulacak’ ifadesi çıkıyor. Oysa bu ihmallere neden olan yılllardır uygulanan politikalardır. Bu ihmallerin sorumlusu, bizzat ‘ihmali olanlardan hesap sorulacak’ diyenlerdir. İş sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin politikaları belirleyenler, kararı tek başına alanlar, iş yerlerine, madenlerine ruhsat verenler, denetleyenler; uzmanların, hekimlerin eğitimlerine, mesleki eğitimlere ilişkin yetkileri verenler bellidir. AKP iktidarı ve geçmişten bugüne bu konularda rol üstelenenlerin hiçbiri masum değildir. Davutoğlu ve Erdoğan’ın sorumluluğu sadece işverenlere yıkılamaz.”

Emek ve Demokrasi Güçleri’nin Ermenek’te Şekerler Maden’de mahsur kalan 18 işçi için İzmir Konak’ta  yaptıkları  eylem basın açıklamasından sonra sona erdi.