Serhatcan Yurdam
2 Yorumlar

Bahçeşehir Üniversitesi Öğrencileri akademik kıyım kararını tanımıyor

Decrease Font Size Increase Font Size Boyutla Yazdır

Aralarında benim de bulunduğum Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri ve mezunları, dün medyaya yansıyan 42 akademisyenin işten çıkarılmasıyla ilgili akademik kıyım kararını tanımadıklarını açıkladı:

X

Akademik Kıyımı Tanımıyoruz!

 

2 Temmuz Çarşamba günü, Bahçeşehir Üniversitesi’nde sözleşmesi sona eren 42 hocamızın sözleşlemeleri yenilenmeyerek işlerine son verildi. Hocalarımızın topluca işten çıkarılmasını kıyım olarak nitelendiriyor; üniversite yönetiminin aldığı bu kararı kabul edilemez buluyoruz.

 

“Gençleştirme” ve “iş yenileme süreci” ifadeleriyle normalleştirilmeye çalışılan bu kıyım, üniversite yönetiminin nitelikli bilim insanlarının emeğine karşılık, yerine daha düşük ücretle çalışabilecek akademisyenleri getirmesiyle alakalıdır. Eğitimin neoliberal politikalara ve doğrudan maddi çıkarların gölgesine terkedildiği bir sistemi meşru saymıyor; eğitim/öğretim elemanlarının akademik birikimlerinin, bu çıkarların basit birer aracı haline getirilmesini kabul etmiyoruz. Rekabete, maddi verimliliğe dayalı özelleştirilmiş eğitim kurumlarının, şirket mantığına dayalı, kâr odaklı eğitim anlayışlarını gözden geçirerek, evrensel akademik standartlara ulaşabilmek için istikrara ve akademik özgürlüğe her şeyden çok ihtiyaç duyduklarını hatırlamalarını bekliyoruz.

 

Bahçeşehir Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörü Turgay Polat, akademisyenlerin işten çıkarılmasıyla ilgili “Sözleşmesi sona eren 42 öğretim üyesinin sözleşmesi yenilenmedi ve üniversite ile ilişiği kesildi. Bu akademisyenlerin yerine yeni 150 öğretim üyesi aldık. Bu doğal bir iş yenileme sürecidir” dedi. Üniversite yönetimi adına konuşan Kurumsal İletişim Direktörü’nün, akademisyenler ile ilgili duyarsız tutumunu ve kıyımı meşrulaştırma çabalarını Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri olarak doğru bulmuyor, üniversite yönetiminin eğitimin niteliğini geri plana atarak maksimum kâr odaklı bir anlayışla aldığı bu kararı tanımıyoruz.

 

Bahçeşehir Üniversitesi yönetiminden, çeşitli medya kuruluşlarında yer alan, “42 öğretim elemanı çıkarılıp 150 öğretim elemanı alınmıştır” biçimindeki açıklamalarını isim vererek ispat etmesini talep ediyoruz. Üniversite yönetimi, işlerine son verilenlerın sayısını tam olarak açıklamamaktadır. Ancak alınan karar doğrultusunda, idari personel dahil, işten çıkarılanların sayısının 150’yi geçtiği bilinmektedir. Söz konusu öğretim elemanlarının işten çıkarıldığı fakültelere kaç “yeni” öğretim elemanı istihdam edildiğinin belgelerle açıklanmasının, yukarıda belirtilen açıklamayı yapan kurumun borcu olduğunu düşünüyoruz. Hocalarımızın yanı sıra, işlerine son verilen, Bahçeşehir Üniversitesi’ne emek vermiş idari personelin de derhal işlerine iadesini talep ediyoruz.

 

Etik olmayan tavır ve yöntemlerle 42 hocamızın işinden edilmesini kabul edilemez buluyor, kararı kınıyoruz. Bir akademisyenin değerini yıllık kar oranlarıyla değil; onların öğrencilere ve üniversiteye kattığı değerlerle ölçmek gerektiğini üniversite yönetimine hatırlatıyoruz. İşlerine yaz başında son verilen hocalarımızın bir çoğu, üniversite yönetimi tarafından bir yıl boyunca işsizliğe mahkum edilmiş ve mağdur olmuştur.
Üniversitemizde akademisyenler senelik sözleşmelerle güvencesiz şartlarda çalıştırılmakta; adeta köleleştirilmektedir. Bahçeşehir Üniversitesi’ni var eden ne üniversite yönetimidir; ne de kurumsal iletişim ekibi. Bahçeşehir Üniversitesi’nde değer üreten, üniversiteyi üniversite yapanlar, bu üniversitenin özverili akademisyenleridir.

Hocalar arasında maliyet hesabı yapıldığını ve bölümlerde YÖK tarafından gerekli kılınmış olan asgari sayıdaki akademisyen görevlerinde tutularak, bunun dışında kalan “maliyetli” hocaların görevlerine son verildiğini düşünüyoruz.
Hocalarımızın sömürülen emeğinin, bu emeğin üzerinden kazanılan paranın, sistemin ikiyüzlülüğünün farkına varılmasını istiyoruz. Onlarca hocamız işinden edilirken, bu kıyıma sağır ve dilsiz kalan akademisyenleri, görevlerinden haksız biçimde alınan meslektaşlarına sahip çıkmaya; sessiz kalmaları halinde aynı akıbeti, bugün degilse yarın, kendilerinin de yaşayacaklarını hatırlamaya davet ediyoruz. Bizler yurtdışı okullarıyla, boğaz manzarasıyla, kandırabilecek “müşteriler” değil; üniversitenin ancak özgür akademisyenler tarafından geçerli bir kuruma dönüşeceğini bilen öğrencileriz.

#BAUdaKıyımVar hashtagi ile tepkimizi duyurmaya çalışacak, hocalarımızın tasarruf tedbirleri kapsamında işten atılmasını kabul etmeyeceğiz. Değil 42, bir akademisyenin bile bunlar gibi geçersiz nedenlerle işlerinden edilmesini reddediyoruz.

Bahçeşehir Üniversitesi yönetiminin aldığı, 42 akademisyeninin sözleşmesini yenilememe kararını tanımıyoruz.

Kıyım kararınızı tanımıyoruz!

Bahçeşehir Üniversitesi Öğrencileri ve Mezunları