Serhatcan Yurdam
Henüz yorum yok

“Arkeoloji haritası çıkarılırsa İstanbul’un her yeri sit alanı ilan edilir”

Decrease Font Size Increase Font Size Boyutla Yazdır

Gazetecilik seminerinde konuşan Ömer Erbil, İstanbul’un arkeoloji haritasının çıkarılması halinde Tarihi Yarımada’daki gibi her yerin sit alanı ilan edilmesi gerekebileceğini belirtti.


Bahçeşehir Üniversitesi Galata yerleşkesinde Perşembe günü, P24’ün gazetecilik seminerlerinin beşincisi olan “Kent ve Habercilik” oturumu düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak, Prof. Dr. Murat Güvenç, Yrd. Doç. Dr. Alessandra Ricci, Sürdürülebilir Ulaşım Derneği üyesi Sibel Bulay ve Radikal Gazetesi Haber Müdürü Ömer Erbil katıldı. Gazeteci Andrew Finkel ve Yeni Medya Bölümü Araştıma Görevlisi Leyla Bektaş’ın moderatörlüğünü yaptığı “Kent ve Haber” seminerinin dinleyicileri Yeni Medya öğrencileriydi.

Seminerin konuşmacıları Ömer Erbil, Murat Güvenç, Sibel Bulay Fotoğraf: Bike Çetinel

Seminerin konuşmacıları Ömer Erbil, Murat Güvenç, Sibel Bulay | Fotoğraf: Bike Çetinel


Türkiye’de “göç ve nüfus hareketi bir radar altında oldu” diyen Andrew Finkel, “Gazeteci olarak bizim görevimiz bu radarın altına bakmak” dedi. Finkel kentle ilgili haberlerin medyada çok sınırlı bir biçimde yer aldığını belirterek, İngiltere’de yayınlanan yüksek tirajlı Daily Mail gazetesinde ev fiyatlarıyla ilgili haberlerin geniş yer bulduğunu, Türkiye’de ise ev ve arsa fiyatlarına dair verilerin gazetelerde yer bulamadığını söyledi. Finkel, Türkiye’de gazeteyi açarasınız, ev fiyatlarına dair bir şey göremezsiniz… Çünkü bunlar gizleniyor; gazeteci olarak bizim görevimiz buna ışık tutmak” dedi.


“Arkekoloji ulusal birlik duygularını tatmin için kullanılıyor”

Arkeoloji ve kültürel miras konularında çalışan Yrd. Doç. Dr. Alessandra Ricci, Türkiye medyasının bu alandaki eksikliklerini anlattı. Ricci, “Medya, arkeolojiyi ulusal birlik duygularını tatmin etmek için malzeme olarak kullanıyor” dedi. Medyanın tavrını eleştiren Ricci, “Arkeolojik kazıda bir şey çıktığında ‘son dakika haberi’ oluyor, gazetelere haber oluyor. Fakat bu arkeolojının yalnızca bir yüzü, arkeoloji bundan fazlasıdır” şeklinde konuştu. Kütürel miras ve arkeoloji alanında temsil ve yorumlama açısından Türkiye medyasında az sayıda gazetenin yetkin olduğunu söyleyen Alessandra Ricci, “Bu konularda haber üretmek gazeteciler için zor, açık forumlara ihtiyaç var” diye ekledi.


“İstanbul’un arkeoloji haritası yok”

Alessanda Ricci, Marmaray projesine değinerek “Proje başlamadan önce fizibilite çalışması yapılmalıydı. Sonra gereken kararları kurulun vermesi gerekirdi” dedi. Ricci konuşmasını “İstanbul’da doğru düzgün fizibilite çalışması yapılmıyor. Projeyi yürüten şirketler bir miktar para vererek gerekeni yapıyorlar” diye sürdürdü. Kente zarar veren projelerin yapılmasının önlenemediğini savunan Ricci, “Bugüne kadar İstanbul’un arkeoloji haritasi yapılmadı; Atina’nın, Roma’nın tüm büyük Akdeniz şehirlerinin arkeoloji haritası var ama İstanbul’un yok” dedi.

Kültür Bakanlığı’nın kentsel arkeoloji ve kültürel mirasa bakışını eleştiren Alessandra Ricci, “Ankara’ya kaç kez kazı izni almak için gittim ama izin vermediler. Türkiye’de kazı yapmak için kazı başkanı olmak lazım. Bunun için de Kültür Bakanlığı’ndan onay ve parleomentodan özel izin almanız gerekiyor” dedi. Ricci, Kültür Bakanlığı’nın kazı iznini iptal etmesinden korku duydukları için kazı başkanlarının kazılarla ilgili konuşmaktan çekindiğini belirtti.


“Genel istatistiklerden korkun”

Prof. Dr. Murat Güvenç sunum yaparkenSeminerin üçüncü konuşmacısı Prof. Dr. Murat Güvenç, kentle ilgili haberlerin nasıl yorumlanıp haberleştirilmesi gerektiğini anlattı. Murat Güvenç, gazeteci adaylarına “Mekansal birimden bahsediyorsak; genel ifadeler, genel geçer kanunlar ve kurallardan kaçınmak gerekir. Şehirlerle ilgili genel istatistiklerden korkun. Büyük rakamlardan, genellemelerden kaçının; onların altındaki farklılaşmalara bakın. Kaba ve folklorik saha araştırmalarını ihtiyatla karşılayın” tavsiyesinde buludu.

_DSC5915

Prof. Dr Murat Güvenç sunum yaparken | Fotoğraf: Bike Çetinel

 


“Yol inşa ederek trafik sorunu çözülemez”

Sürdürülebilir Ulaşım Derneği üyesi Sibel Bulay, Türkiye’deki ulaşım politikalarını değerlendirdi. Vatandaş için öncelikli sorunun trafikteki zaman kaybı olduğunu ifade eden Sibel Bulay, trafikteki binek araç sayısının yüzde 96 olduğunu ancak yüzde 27’sinin yolcu taşıdığını söyledi. Bulay, “Yol inşa ederek trafik sorunu çözülmez, çünkü yol trafiği tetikler. Yolu kaldırınca insanlar alternatif arar ve bulur” dedi. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye’deki şehirlerin “insan odaklı” değil, “araç odaklı” olduğunu söyleyen Sibel Bulay, ulaşım politikalarının yayaların ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini belirtti. Bulay, “Bazı yerlerde yaya geçidi yok. İnsan karşıya geçeceğim diye ölümü göze almak zorunda kalmamalı” diye ekledi. Taşıt odaklı kentlerin sürücülere “hızlanın” mesajı verdiğini söyleyen Sibel Bulay trafikteki ölümlü kazaların dolaylı olarak teşvik edildiğini ifade etti.


“Çözüm değil rant”

Radikal Gazetesi Haber Müdürü Ömer Erbil, kentle ilgili haber yapmanın gazeteciler açısından zorluklarını anlattı. Kültür varlıklarının korunması için gazeteciliğin önemini vurgulayan Erbil, “Şu an Tarihi Yarımada’da yüzlerce inşaat sürüyor. Yeni taktikler deniyorlar; inşaatin önüne perde çekip haber yapılmasını engelliyorlar” dedi.25

Erbil, “Bizim ülkemizde plan yapma yetkisinde ve onamada bir karmaşa var. Valilik, belediye, vs., herkes plan yapabiliyor; bir mekanda yapacağınız bir işlemde karşınıza başka planlar çıkıyor. Bu karmaşa İstanbul’un yönetilmesinde de problem. Yetki karmaşası İstanbul’da sağlıklı bir şehir planlaması yapılmasına engel. İstanbul’a partilerle gelen yöneticiler İstanbul’u insan odaklı yaşanabilir bir kent yapmak yerine ‘İstanbul’dan nasıl rant elde ederiz’ düşüncesinde oldukları için sorunlar çözülmüyor” görüşünü savundu.

Alessadra Ricci’nin “İstanbul’un arkeolojik haritası yok” sözlerini hatırlatan Ömer Erbil, “İstanbul’un arkeolojık haritasını çıkarırsanız Tarihi Yarımada için mevcut durum, tüm İstanbul için geçerli olur. Her yeri sit alanı ilan etmek zorunda kalırsınız” dedi.

Erbil, “Ben hiçbir haberimde emekli olanlar dışında arkeolog hocalardan görüş alamıyorum. Hepsinin bir kazısı var ve ‘aman başıma birşey gelir’ diye konuşmakan korkuyorlar” diyerek gazetecilerin bu konularda haber yapmakta zorlandıklarını anlattı.

Gazeteci Ömer Erbil’in çarpıcı açıklamlarını buradan dinleyebilirsiniz:

BAU İletişim Fakültesi ve P24’ün düzenlediği gazetecilik seminerlerinin önceki oturumlarından haberleri sizin için listeledik:

—> Ekonomi gazeteciliği oturumu 

—> Polis- Adliye muhabirliği oturumu

—> Nefret söylemi ve ayrımcı dil oturumu 

—> Sosyal Medya ve habercilik oturumu

 

Fotoğraf: Bike Çetinel


*Ses kaydını paylaşan gazeteci Sinem Babul’a, kaydı bana ulaştıran Bike Çetinel’e, başlık ve spotu editleyerek son halini veren Hakan Güngör’e teşekkürler. 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir