Serhatcan Yurdam
Henüz yorum yok

Taksim İzlenimlerim

Decrease Font Size Increase Font Size Boyutla Yazdır

“Taksim Yayalaştırma Projesi”nin hayata geçirilmesi için ilk adım atıldı. Proje, 4 Şubat 2012’de İstanbul Büyük Belediye (İBB) Meclisi (oybirliğiyle) ve Anıtlar Kurulu tarafından onaylanmıştı.

Resmi söylemde “Taksim Yayalaştırma Projesi” adıyla anılan proje hakkında tartışmalar sürerken bu peşinhükümlü tanımı kullanmayı doğru bulmadığımı belirtmeliyim. O yüzden proje için “Yeni Taksim Projesi” tanımını kullanıyorum.

Yaygın kanı, projenin Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın isteği doğrultusunda üretildiği olsa da, projenin siyasal mimarının kim olduğu hala tartışılmakta. Geçtiğimiz Perşembe günüyse, Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Ayhan Aktar, katıldığı bir televizyon programında konuyla ilgili şu olayı aktardı:

Aktar’ın Taksim Platformu‘ndan bir arkadaşı, İBB Başkanı Kadir Topbaş’la görüşüp, projenin yanlışlığını vurgulayan eleştirilerde bulunmuş. Kadir Topbaş ise yapılan eleştirilere, “Boşuna uğraşmayın, Sayın Başbakan istiyor ve yapılacak…” cevabını vermiş. Topbaş’ın sözleri, projenin siyasi mimarının Başbakan olduğunu kanıtlar nitelikte.

Yapılan tüm eleştirilere, oluşan toplumsal muhalefete rağmen,”yayalaştırma” adıyla hayata geçirilmeye başlanan projenin uygulama aşamasında, neredeyse en çok sorun yaşayanlarsa yayalar. Cuma günü Taksim’deydim ve edindiğim izlenim bu yöndeydi. Bu yazıda paylaşmaya çalışacağım.

İstanbul’un kalbi olan Taksim’de yapılan adeta açık kalp ameliyatı. Taksim’in dört bir yanı yüksek panolarla çevrilmiş. İçeri girmenin yasak olduğu bu alanlarda kazı çalışmaları yapılıyor. Yayaların kullanacakları güzergah yasak alanlar üzerinde ise, elde sadece panoların çevresinden dolanmak kalıyor. Bu zahmetli mecburiyet, insanların hem zamanını hem de enerjisini çalıyor.

Yayalaştırma-Projesi-1-1

 

Bugünlerde koca bir şantiyeye benzeyen Taksim’in neredeyse her yerinde iş makineleriyle  karşılaşmak mümkün. Kimi zaman sokak aralarında, kimi zaman yollarda seyreden makineler; yayaların ve taşıtların ulaşımını oldukça zorlaştırıyor. Öyle gözüküyor ki, önümüzdeki günlerde trafiğin aksamasına neden olan,  şehrin merkezini koca bir inşaat alanı haline getiren bu panolara ve iş makinelerine sıkça rastlanacak.

Yayalarsa şaşkın. Şaşkınlıkları yüzlerinden okunuyor, el kol hareketlerini izlemek öfkelerini anlamaya yetiyor. Yüksek sesle söylenenlerin sayısı azınmsanmayacak kadar çok.

Bazı yerlerde ulaşım özellikle yaşlılar için çok zor. Birçok engelli içinse imkansız. Bir görme engelli ya da tekerlekli sandalyeyle ulaşımını sağlayan biri için Taksim tam anlamıyla bir cehenneme dönmüş durumda. Normal şartlarda bile engellilere zindan olan bu şehir, böyle bir ortamda ne haldedir, tahmin etmek zor olmasa gerek.

Yaya ve taşıt trafiğinin birçok yerde iç içe geçtiği Taksim’de, videoda da görüldüğü gibi, uzayan yolu kısaltmak için sökülmüş panoların altından geçmeyi deneyen yayaların trafik kazasına yol açması an meselesi. Öyle bir kaos var ki, aynı yolda hem iş makinesi hem yaya hem de diğer taşıtlar bulunabiliyor. Olası bir tehlikeye karşı alınmış hiçbir önlem yok.

yeni taksim projesi - 2

Taksim bu panolarla çevrilmiş durumda.

Semti sarmalayan panoları, altından sürüklenerek ya da üstünden atlayarak aşmaya çalışanlar da var. Bu da ufak da olsa kaza potansiyeli taşıyan durumlardan biriç. Herkes mesafeyi kısaltma derdinde, ancak bunun için çok seçenek yok.

9

İnsanlar ilk kez karşılaştıkları bu durum karşısında ne yapacaklarını bilemiyor. Meydandaki otobüs duraklarının arkasındaki Zabıta Amirliği’ne sürekli yol soruluyor, otobüslerle ilgili bilgi isteniyor. Meydanda geniş bir alan panolarla çevrilmiş olduğu için bazı ulaşım noktalarına “ulaşılamıyor”. Meydandaki otobüs duraklarının yanındaki metro istasyonu ve PTT’nin önündeki otobüs durakları da bu yüzden kullanılmaz durumda.

O güzergahtan geçen otobüslere binmek için, Taksim Meydanı’ndan başlayıp -Gezi Parkı’nın çevresinden- Elmadağ’a yürümek gerekiyor. Bazı otobüsleri kullanmak içinse Tarlabaşı Bulvarı’ndaki Cartoon Otel’e yürümek şart.  Tabi bu bölgelerde de kazı ve yol çalışmaları yapıldığını unutmamak gerek.

Meydanda panolarla çekilen barikatların arkasında yıkım var.

Meydanda panolarla çekilen barikatların arkasında yıkım var.

Taksim’i gözlemlediğim günün akşamında ise Taksim Platformu öncülüğünde yapılan bir protesto eylemine katıldım. Yeni Taksim Projesi’ne karşı yapılan eylem Taksim metrosu önünde başladı. Göstercilerin bir kısmı meydandaki panoların bir bölümünü yıkarak tepkilerini gösterdi. Yapılan konuşmada da panolarla çekilen barikatın hiçbir hukuki dayanağı olmadığı vurgulandı. Bir noktayı belirtmekte fayda var; panolarla çevrilmiş her alanda çalışma yok. Göstericilerin yıktığı panoların çevrelediği alanda da hiçbir çalışma yoktu.Gün içinde gözlemlediğim insanların hal ve hareketlerinden neler düşündüklerini tahmin etsem de, birkaç kişiye durumla ilgili fikirlerini sordum. Aldığım iki cevap da projenin ve  uygulanma biçiminin yanlış olduğu yönündeydi. Konuyla ilgili bu iki kısa söyleşiyi aşağıdaki “>” işaretine tıklayarak dinleyebilirsiniz.

Protestocuların temel tezi, Taksim’de yapılanın “yayalaştırma” değil,  “soylulaştırma” projesi olduğuydu. Basın açıklamasında Yeni Taksim Projesi’ni tek başına değil, Emek Sineması ve Atatürk Kültür Merkezi’ni yıkma girişimleri; Beyoğlu ve Tarlabaşı’nda uygulanan kentsel dönüşüm politikaları ile birlikte değerlendirmek gerektiği vurgulandı. Bu da Taksim’in halkın kullanım alanı olmaktan çok, sermaye sahiplerininin yatırım ve kar alanı olacağının işaretiydi.

Dikkat çekilen bir diğer nokta ise, Taksim’deki tek yeşil alan olan Gezi Parkı’ndaki ağaçların katledilmesinin kabul edilemez olduydu.

(Demirören AVM’nin önünde son bulan eylem hakkında daha geniş bilgiye; görsellere ve basın açıklamasının yer aldığı ses dosyasına blogumdaki derlemeden ulaşmak mümkün).

Tam da bu bağlamda Doğa Derneği’nden Mithat Marul’a konuyla ilgili fikirlerini sordum.

Mithat Marul, “Kentin durağan olmasını beklemiyorum, değişimler olacaktır ancak bu değişimlerin nasıl olduğu önemli” dedi ve önemli tespitlerde bulundu. Mithat Marul’un konuya dair fikirlerini buradan dinleyebilirsiniz, söylediklerine katılmamak elde değil:

* * *

Projeyle ilgili farklı fikirler ve yaklaşımlar var, tartışmalar sürmekte. Ancak bu tabloya bakıldığında, tüm tarafların uzlaşması gereken bir nokta varsa, o da, Taksim’in bugünkü halinin kabul edilemez olduğudur. Hiçbir dünya kentinin merkezi ve o kentte yaşayayan hiçbir insan  böyle bir muameleyi hak etmiyor.

Etmemeli.

Taksim’den Fotoğraflar