Serhatcan Yurdam
Henüz yorum yok

"Burası Türkiye kardeş, olur böyle şeyler!"

Decrease Font Size Increase Font Size Boyutla Yazdır

polisHavalar iyice soğudu. Yurdun dört bir yanını kar sardı. Kardan adam yapıp kar topu oynamak, beyaz örtünün şehre kattığı güzel görüntüleri seyredip başka dünyalara dalmak bir yanda dururken, öte yanda evinde yakacak kömürü olmayan hatta evi bile olmayan sayısız insan var ‘güzel’ ülkemizde.

İstanbul, Taksim’de dün gece 2 sıralarında, bir genç -Alparslan Deringör-, evsiz sandığı bir kadına yardım etmek istiyor. Yardım etmek istediği için kadının nişanlısı tarafından fiziksel saldırıya uğruyor. Şikayetçi olmak istediğinde polisten aldığı cevapsa “pes!” dedirtiyor.

Mağdur Alparslan Deringör, başına gelenleri Facebook hesabında şöyle anlatıyor:

Az önce 29.01.2012, 02.00 civarı yaşadığım bir olayı paylaşmak istedim. Taksim’de geçirdiğim bir gece sonrası, yine çoğu zamanki gibi Bambi’ye uğrayıp, Kaşarlı Dürümü’mü aldım, meydanda, taksilere doğru ilerlerken, sağ tarafımda yerde oturduğunu gördüğüm bir kıza rastladım, önce geçip gitmemle beraber, herkesin o tarafa baktığını görünce, arkadaşı evsiz sandım, malum hava da soğuk, geri döndüm.

Dürümü uzattım, bir şeyler yemek ister misin dedim. Bunun üzerine yapılı, esmer bir adam üzerime saldırıp suratıma tekme attı, 3 gün önce aldığım gözlüğüm bu sırada gözümdeydi, gözlüğüm fırladıktan sonra da eleman yerde beni tekmelemeye yumruklamaya devam etti, bir yandan da “sen benim nişanlıma nasıl yaklaşırsın lan orospu çocuğu” demeye devam ediyordu. Bu sırada yemek uzattığım kız da, yapma canım polis var diyordu. Evet karşımızda polis vardı. Kılını kıpırdatmayan, İstanbul’un en meşgul kısmında görevli polis. Gittim, şikayetçi oldum, eleman bu sırada bana hala dayılanıp küfür etmeye devam ediyordu. Olay yerindeki polis, beni biraz daha ötedeki Mini-Cooper lı polislere yönlendirdi. Şikayetçi olduğumda duyduğum şey şuydu: “Burası Türkiye kardeş, nişanlısıdır, olur böyle şeyler”. İşte, böyle bir memlekette yaşıyoruz, beni biraz tanımış, biraz bilmiş insanlardan ricam, bunu paylaşın, duyurun. Galiba artık yapabilecek tek şey bu kaldı zaten.”

 
Üzerine fazlaca yazıp çizmenin anlamı yok, bu ifadeler her şeyi anlatıyor, yorum da olayın kendisinde saklı zaten.
 
Mağdurun başına gelenler ve -doğal olarak- mağdurun içinde bulunduğu çaresiz ruh hâli, acı bir Türkiye gerçeği.
 
Şiddetin ve adaletesizliğin hüküm sürdüğü, içselleştirilip meşrulaştırıldığı bu topraklarda “insanlık” henüz ölmedi, ama bu şartlar altında uzun bir ömrü olacağını söylemek en hafif ifadeyle saflık olur.